Açılış Sayfam Yap   Sık Kullanılanlara Ekle   

   Anasayfa          Künye          Yazar Girişi         Sitene Ekle         Arşiv
 
Mektup - Hz. Peygambere Mektup/ H. Kübra BOZER - Yeni Kalemler
   
 Hz. Peygambere Mektup/ H. Kübra BOZER

Hz. Peygambere Mektup/ H. Kübra BOZER
 Yazı Boyutu

 Tarih : 04.07.2010 - 22:04:50


Bir kara ayazın yürekleri kavurduğu, küfür yağmurlarının sineleri yabani meyvelere durdurduğu bir zamanın; bir umudu, bir dirilişi, bir gelişi arzulayan çatlamış dudaklarından kanayan yüreğimi sana sunuyorum, Efendim..

 

SANA EFENDİM /H.Kübra BOZER

Bir kara ayazın yürekleri kavurduğu, küfür yağmurlarının sineleri yabani meyvelere durdurduğu bir zamanın; bir umudu, bir dirilişi, bir gelişi arzulayan çatlamış dudaklarından kanayan yüreğimi sana sunuyorum, Efendim…
Sana güller dermek istiyorum gönlümden; bahçemi bir ayaz vurmuş deremiyorum… Ama bir mavi gül hep orada kalmış ve bir umudu beslemiş yürek kıvrımlarında… Acı poyraz gelip geçmişse üzerinden ve koparamamışsa onu, nurundandır efendim… Sen seni bekleyenleri yarsız bırakmazsın bilirim…
Dalmışım karanlık hülyalara. Ağzımda zakkum tadında ve adına şarkı dediğim çikletim ve elimde kocaman oyuncağım: dünya. Yalandan, dünyevi korkularımdan, maddi sevdalarımdan heykelcikler yapıp oturtmuşum içime. Sonra zamanımı ve yüreğimi akıtmışım onlar için damla damla…bu böyle mi olmalıydı oysa??? Nübüvvet indirilmeden önce dahi putlara itibar göstermeyen o Nur'un, ümmeti olduğunu söyleyenlerinin hali, böyle mi olmalıydı? Bir burukluk içimizde…
Ama efendim dikilse de putlar içimizde, yüreğimizde beyazlar içinde masum bir çocuk tavaf eylemiş kalbimizdeki Mescid- i Haram’ı. Sonra taşlamış içimizdeki putları ve şeytanları. Adını anmış hep ve zikretmiş Rahman’ı.
Efendim
Gecenin en koyu anında, hani maskelerimiz terk ettiğinde bizi, bir ağıt duyulur uzaklardan… Yüreğimizden, yeni yeni filizlenen iğde ağaçlarından, karanlığı aydınlatma çabası içinde olan yıldızlardan.
İnler gece…
İnletirler geceyi… Korkarak dışarıdaki karanlıktan ve içlerindeki karanlığı bastırmak istercesine, yakarlar bir meclisin yürekleri karartan renkli ışıklarını ve birbirine karışan metalik sesler, aslında incitir ruhlarını.
Karanlık planlar çizilirken aydınlık ruhlar üzerine, çizenlerin kalplerinden gelen pas gıcırtıları ağlatır geceyi.
Ağlar gece. Ağlayan gözlerinden yıldızlar iner yeryüzüne ve dokunur göğe doğru nergis misali açılan ellere… Gece ağlar ve isimlerini bilmediğim nice genç gelmeni diler sessizce…
Efendim…
Cahiliyyeyi yeniden diriltmek isteyenler var bu diyarda. Kızlarını süsleyip insanların gözlerinin darağacına hazırlayan anneler… Kan davası diyerek Rahman'ı incitenler, kardeşi kardeşe kırdıranlar… Ve gülenler bunlara bakarak. Şeytanın gülüşünü ve mahmuzlanışını seyredenler gurur ve şehvet atlarının…
Efendim…
Ebu Lehebler var isimleriyle Arş-ı Âlâ’nın titretildiği. Ve gezen yeryüzünde göğsündeki boşluğa yalnızlık ve küfür kolyesini takarak… Ama Efendim Musab’lar, Ali’ler, Ayşeler ve Sümeyyeler de var. Ve dillerinde ismin, gönüllerinde Habibinin zikri ile hicret ediyorlar sana susayan gönüllere. Yalnız değildi onlar ve biliyorlardı ismini ananı yalnız bırakmayacağını.
Efendim…
Işık gemileri demir alsa da yüreklerimizin limanlarından, karanlığa karşı bir hareketti bu yalnızca… Ve sensiz bir dünya hicranın en koyu bestesini mırıldanmakta…
Efendim…
Yanık buğdaylar gibi büktük boynumuzu. Filistin'de çocuk olmadı hiç… Her gelen bir mücahitti ve tek oyuncakları ise sapan taşları… Onları da tankın gölgesine düşürdüler Efendim; ağızlarında şehadet türküleri… Irak'ta Afganistan’da, Bosna’da hep kesildi bilekler. Her anne kızını gelin etti ölüme, bebeklerin üstünü bir kızıl kan örttü. Dua idi tek silahımız; sustuk içimizden gözyaşlarımızı yudumlarken… Artık ‘ebabiller nerede’ derken kardeşlerimiz, ebabilleri dileyenlere anlatabilirdik seni.
Cennetin kapıları açılmış beklerken girmeni, Sen’in en son ümmetin girmeden girmek istemeyeceğini. Anlatabilirdik yıllar sonrasında ismini anacak olanlara;“kardeşlerim!” diye seslenişini ve halimiz gösterildiğinde sana, Medine mihrabında Ümmeti… Ümmeti… deyişini…
Anlayabilirdik seni;
Yılmadan bir Ebu Cehil’in kapısına defalarca gidişini, kan damlayan ayaklarınla tebliğe devam edişini… Seni incitenleri helak edebilirdi Allah. Ama sen merhamet peygamberiydin ve hidayet diledin Taif halkı için… Senin duan hürmetine Rahman azabını indirmedi.
Efendim…
Dünyanın iki yüzü arasında sıkışıp kaldık, gülümsemeni bekledik…
Çatlamış topraklardan dünyanın içine düştük, şefkat ipini bekledik…
Putları içimize dikerken yüreğimizden atan İbrahim gibi baltayla gelişini bekledik…
Gece inlerken bülbülleri kıskandıran sesinle ilahi mısraları okumanı bekledik…
Ve bizi çağırmanı o diyara…
Efendim…
Ağlamanın son kertesinde kururmuş ya gözyaşları, sözlerimin son kertesindeyim… Sen suskunluğumuzu şefaat sebebi kıl Efendim…

-------------------------------

NOT: Bu yazı, KUTLU DOĞUM HAFTASI münasebetiyle Konya’da düzenlenen “Hz. Peygamber’e Mektup Yazma” yarışmasında, lise düzeyinde 1. seçilmiştir.



  Editör :  Rıdvan GÖK

6571 Kişi Tarafından Okundu.

Yazdır Yorum Ekle Tavsiye
 
1 2 3 4 5   Bu Habere Toplam 115 Puan Verildi
 Kaynak :  hatice kübra

 Kategori ¬ Mektup

  Yorum ( 3 )   

 özgür umay

Tarih : 25.11.2009 11:22:02  

  ..Bu yazıyı her okuduğumda beni başka diyarlara götürüyor ..

Kayıtlı İp: 85.104.23.166


..Bu yazıyı her okuduğumda beni başka diyarlara götürüyor..
 UMAY

Tarih : 29.06.2009 19:01:23  

  çok güzel bir yazı olmuş..

Kayıtlı İp: 88.232.171.9


yazılarının devamını bekliyoruz..
 R.Gök

Tarih : 17.05.2009 14:41:41  

  Gül ruhlulara selam...

Kayıtlı İp: 88.254.23.173


Gül ruhundan neşet eden gül renkli hüzünlerini, bu kadar güzel dile getirebilen Hatice, ruhundaki sonsuzluğa akan gözeler asla kurumasın. Daha nice güzelliklere kanat açman dileğiyle...
  Sayfalar : İlk Sayfa - [1] - Son Sayfa

 Bu Kateoriye Ait Diğer Başlıklar

 
 
 

 Duyuru
  Bilgiden düşünce dalgası zuhura gelince mana söz ve sesten bir suret düzdü. (Mevlana-Mesnevi)  

  Başkalarının günahlarını görmeden önce kendi vicdanına bir bakmayı dene.. Benjamin FRANKLIN  

  Yüzünüzü güneşe döndüğünüz zaman gölgeler hep arkanızda kalır. Helen KELLER  

  Yüksek fikirler yüksek dağlara benzer, alışık olmayanları ürkütür.. Cenap ŞEHABETTİN  

  GENÇ YAZARLAR... YAZILARINIZI GÖNERMEK İÇİN.... yenikalemlerdergisi@gmail.com  

  YENİ KALEMLER DERGİMİZE YAZILARINIZI BEKLİYORUZ....  

  Bu millet sanatla edebiyatla düşürüldü, yeniden onunla kalkacak ayağa. (F. Gemuhluoğlu)  

 
 Köşe Yazıları

Rıdvan GÖK

Rıdvan GÖK ¬
SEYİR DEFTERİ

Aytaç AYDIN

Aytaç AYDIN ¬
Gençlik Günlerinden Devşirilenlerden Bir Demet..

Doğan KARA

Doğan KARA ¬
ŞAH-I MÜMECCED RESUL-İ EKREM EFENDİMİZ

FUAT TURKER

FUAT TURKER ¬
Kendime Diyorum Ki...

ABDÜSSAMED KOÇER

ABDÜSSAMED KOÇER ¬
Ay Işığında Yıkanan Duygular

Mehmet ALTUNTAŞ

Mehmet ALTUNTAŞ ¬
FABRİKA AYARLARINA DÖNMEK

Bilal ÇALIŞKAN

Bilal ÇALIŞKAN ¬
Öyle bir din ki...

Serdar Adem İŞLER

Serdar Adem İŞLER ¬
MERHABALAR...

burak çavuş

burak çavuş ¬
islam ve sosyalizm
 
Henüz Haberlere Puan Verilmemiş..
 
Bugün için Metin Eklenmedi.
Bu Hafta içinde Metin Eklenmedi.
Bu Ay içinde Metin Eklenmedi.
 
 Takvim
 
 Ziyaretçi İstatistikleri
   
 Online : 1
 Bugün : 18
 Dün : 27
 Toplam : 117437
 Ip No : 54.90.153.141
     

 
 Son Eklenenler

Son 30 Gün içinde Haber Eklenmedi
 
 Popüler Metinler

Son 30 Gün içinde Haber Eklenmedi.
 
 Döviz Bilgileri

  Döviz Alış Satış
  Dolar 2.2027 2.2067
  Euro 1.9678 1.9808
 
 Hava Durumu



 
 Reklam

 

 



 
 

   © Copyright - 2009- Yeni Kalemler - Tüm Hakları Saklıdır. 

Bu site

 Çilem.Net altyapısını kullanmaktadır.